Karabağlar Meclisi’nde ‘TOKİ’ tartışması! Selvitopu: Hukuki süreç beklenmelidir!

TOKI Karabaglar
TOKI Karabaglar

Karabağlar Belediye Meclisi toplantısında, İzmir Demokrasi Üniversitesi için ayrılan 80 hektarlık alanın 42 hektarının TOKİ tarafından konut alanı olarak ihaleye çıkartılması hakkındaki tartışma damga vurdu. Karabağlar Belediye Başkanı Selvitopu konuya ilişkin kendisine yöneltilen eleştirilere yanıt verdi.

Karabağlar Belediye Meclisi’nde yaşanan ‘TOKİ’ tartışmasında eleştirilere yanıt veren Başkan Selvitopu, “Bu sürecin geldiği nokta yargıdır. Biz bu hukuki sürecin beklenmesinin kent yararına, hukuka uygun olduğunu söylüyoruz. Bunda bir yanlış yok. Bakanlık ya da kurum bize göre hareket etmeyecek ama biz de kendi irademizle hareket edeceğiz. Bizi seçen Karabağlar halkının iradesiyle hareket edeceğiz. Yargının kararına da saygı duyacağız, telaşa gerek yok” dedi.

‘HUKUKİ SÜRECİN BEKLENMESİNİ DOĞRU BULUYORUZ’

AKP Grubu, İzmir Demokrasi Üniversitesi için ayrılan 80 hektarlık alanın 42 hektarının TOKİ tarafından konut alanı olarak ihaleye çıkartılması konusunda Belediye Başkanı Selvitopu’nun tavrını eleştirdi. Eleştirilere yanıt veren Belediye Başkanı Selvitopu,

“Bu tarz konuların kamuoyunda tartışması bizi rahatsız etmiyor. Bunun doğru bir yöntem olduğunu düşünüyorum. Üniversite alanı konusu uzun bir süredir tartışılıyor. Zaman zaman algı yaratma gibi çeşitli çalışmalar oldu. Bu toplantıda biz ne diyoruz, oradaki arkadaşlarımız ne istiyor, ortaya çıktı. Burada bir süreç var, anlatmaya çalıştığım bu süreç. Bu sürecin geldiği nokta yargıdır. Hukuk bir karar vermiş. Biz bu hukuki sürecin beklenmesini doğru buluyoruz. Bunda hiçbir yanlış yok. Türkiye’de birçok devlet kurumunun duvarında ’Adalet mülkün temelidir’ yazar. Eğer biz hukuka gereken saygıyı göstermezsek sıkıntı yaşanır. Bu süreci biz değil TOKİ başlattı. Belediye olarak yasaların ön gördüğü hakları ortaya koyduk. Böyle bir yargı kararı varken, oraya herhangi bir şey yapılması hukuken mümkün değil. Yürütmeyi durdurma kararı var. TOKİ başvuru yaptı, bunu beklemelidir. Şu anda orada hiçbir şey yapılamaz. Bunu hatırlatmak belediye başkanı olarak görevim. Yargı orada konut yapılamaz kararı veriyor. Bu hakları kullanmak suç mu? Bu vatandaşların haklarının korunmasında çözüm üretilememiş, üretilmesi gerekiyor. Belediye olarak bu konuda üzerimize düşen ne varsa yapacağız” açıklamasında bulundu.

‘KENDİ İRADEMİZLE HAREKET EDECEĞİZ’

Karabağlar Belediye Başkanı Selvitopu konuşmasına şöyle devam etti:


“Meclis kararıyla üniversite alanına ilişkin oy birliğiyle alınmış bir karar var. Orada o dönemki tüm meclis üyelerinin onayı var, oy birliğiyle alınan bir karar. Karabağlar Belediyesi’nin 03.12.2018 67/2018 sayılı meclis kararında, ‘Yerleşke dışında kalan alanın belediyemize devri sağlanan sadece yakın çevresi değil ilçemizde bütünündeki imar planı uygulamalarıyla sosyo-ekonomik alanlarda olumlu sonuçlar yaratacağı düşünüldüğünde ilçemiz Yaşar Kemal ve Uzundere mahallerinde bulunan yaklaşık 87 hektarlık alanın İzmir Demokrasi Üniversitesi yerleşkesi olarak belirlenmesine oy birliğiyle karar verilmiştir’ denilmiş. Biz bu kararı bilmiyorduk savunmalarının hiçbir anlamı yoktur. Bu kararı İzmir kamuoyuna sunuyorum. Bu alınan temenni kararının savunması sonuna kadar yapacağız. 2018 yılında da sizlerin söylediği gibi orada herhangi bir sosyal konut yapımı da söz konusu değil. Bu konuyu İzmir ve Karabağlar kamuoyunun takdirine bırakıyorum. Bizi çok ağır suçlarla suçlayanların bunlardan haberi yok. Ben belediye başkanı olarak bundan sonraki süreçte de hassasiyet göstermeye devam edeceğim. Yargı süreci şu an istinaf mahkemesi aşamasında. Biz bu sürecin beklenmesinin kent yararına, hukuka uygun olduğunu söylüyoruz. Bakanlık ya da kurum bize göre hareket etmeyecek ama biz de kendi irademizle hareket edeceğiz. Bizi seçen Karabağlar halkının iradesiyle hareket edeceğiz. Yargı belki konut olacak diyecek. Biz buna karşı mı çıkacağız, hayır yargının kararına saygı duyacağız. Telaşa gerek yok.”dedi.

AKP’Lİ KAYA’NIN ELEŞTİRİLERİNE CHP’DEN YANIT

Toplantıda AKP İzmir Milletvekili Mahmut Atilla Kaya’nın ilçedeki ‘TOKİ’ tartışmasında Karabağlar Belediye Başkanı Selvitopu’na yönelik sosyal medyada yaptığı sert eleştiriler gündeme geldi. Konuya ilişkin söz alan CHP Grup Başkanvekili Levent Zafer Yıldır şunları söyledi:

“AKP’li Sayın Mahmut Atilla Kaya şöyle bir tweet atmış; ‘CHP’li Karabağlar Belediye Başkanı Sayın Muhittin Selvitopu’nun yalanlarını belgeli ve ispatlı şekilde ortaya koymaktan yorulduk ama kendisi Karabağlarlı hemşerilerimizin gözlerine baka baka yalan söylemekten ne yazık ki yorulmadı’ yazmış. Bizim, belediye başkanımızdan kuşkumuz yok yalancı olmadığını biliyoruz. Ben Sayın Kaya’ya bunu yakıştıramadığımı söylemek istiyorum. Tweet’in devamında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın yazısını koymuş sonra da belediyenin yazısını koyuyor ama Bakanlığın yazısını olduğu gibi koymakla birlikte belediye yazısının bir kısmı konuyor. Bu hoş bir şey değil. TOKİ yapım ihalesine geçecekse planlama sürecinin tamamlanması ve uygulama imar planları olması gerekir, bunlar yok’ demiş. Kamu İhale Kanunu’nun 68 C Maddesi ortada; TOKİ’nin ihaleye çıkmak için planlanma sürecinin tamamlanmasını bekleme şartı yoktur. Bu doğrultuda Kamu İhale Kanunu 68 C’ye göre baktığımızda 5. Maddenin 5. ve 6. Fıkraları ödenek ve Çevre Etki Değerlendirme raporlarıyla ilgili. Ödeneği olmayan herhangi bir ihaleye çıkılamaz sözcüğü TOKİ için geçerli değildir’ demek istiyor.

‘ÇED raporu gerekliyse buna da gerek yok’ diyor. Burada Sayın Kaya’nın atıf yaptığı maddelerin ne olduğunu söylüyorum. Devamında, aslında TOKİ’nin yapmaktan sarfınazar edeceği şeyleri sayıyor; kamulaştırma, mülkiyet, arsa temini, imar işlemleri, uygulama projesine ilişkin şartlar, bunlar 68 C’ye göre. Bunlardan muaftır diyor. Bu durumda bir yazı var; 7 Ekim 2020 tarihli Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın Karabağlar Belediye Başkanlığa yazdığı yazı. Şu noktaya dikkatinizi çekmek için okuyorum. İmar işlemlerinden muaftır demişti 68 C. Buradaki yazı; ‘Uzundere mahallesinde bulunan idareniz mülkiyetindeki yaklaşık 88 hektarlık alanı kapsayan muhtelif taşınmaz parsellere ilişkin hazırlanan…’ diye devam ediyor ve diyor ki; ‘Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nca 1 Ağustos 2018 tarihinde onaylanmış, onaylanan imar planı doğrultusunda imar uygulaması işlemlerine başlanmış ancak bu işlemler sırasında maddi hatadan kaynaklı kaymalar bulunması ve imar planlarının kadastral altlık ve sınırlarla uyuşmadığı, bu nedenle imar uygulamasına ilişkin işlemlerinin onayı sırasında problemler yaşanması sebebiyle’ diye devam ediyor. Şunu demek istiyorum; 1/5000 yukarıda şöyle diyor; ‘1/5000 nazım imar planı değişikliği, 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin’ ardından gelen cümledir aslında bu. Yani imar uygulaması işlemlerine başlanmış diye devam ediyor.

Demek ki aslında bu 68 C de Sayın Kaya’nın atfettiği imar işlemleri imar planlarıyla ilgili değil. İmar planları ayrıdır imar işlemleri ayrıdır. Konuyu herkes bilmekle birlikte birkaç notum daha var, onları da ileteyim; bildiğiniz gibi 38 hektarlık alan başlangıçta Sayın Belediye Başkanımızın da ilettiği gibi Karabağlar topyekün seferber oldu ve burada bir üniversite alanı olması sağlandı. Sonuçta 38 hektarlık alan üniversite alanı 42 hektarlık alan da konut olarak düşünüldüğü, planlandığı söylendi. Ve o tarihte 38 ve 42 hektar ayrımını öğrendiğimizde bir de şunu öğrendik, bu 42 hektara yapılacak konutlar için deniyordu ki; ‘üniversite kampüs alanının bir maliyeti var, bu maliyet nereden karşılanacak. Madem bu üniversiteyi devletimiz yapacak o zaman devlete para gerekmektedir. Bu para da 42 hektara yapılacak konutlardan elde edilecek kar ile sağlanacaktır. Bu tarih 19 Mart 2019. Bu tarihte söylenen gerekçe budur. Şimdi aradan bir sürü şey geçti, yürütmeyi durdurma kararı var, mahkemeye gidilmiş, ortada yargı kararı varken plansız alanda ihaleye çıkılmış ve benzeri bir sürü sorun. 7 Ekim 2020’de Çevre ve Şehircilik Bakanlığı belediyeye yazı yazıyor ve uygulama planlarımız hakkında görüşünüz nedir diyor, belediye olumsuz görüşünü bildiriyor.

Atilla Kaya’nın twitter paylaşımında bulunmayan detaydan bahsediyorum. 13 Kasım’da bir daha belediyeye düşüncesi soruluyor, belediyemiz tekrar yanıt veriyor; ‘düşüncemiz aynıdır’ diyor ama bir öneride bulunuyor; 540 hektarlık alanda 101.4 hektarlık kısımda yapılan konutlar bu nedenle kullanılabilir diyor.3 bin 400 konut, 11 bin 178 kişinin bir mekandan bahsediyoruz. Dolayısıyla Çevre ve Şehircilik Bakanlığı açısından çok endişelenecek bir şey yok aslında. Bunlar söylenmekle birlikte 101.4 hektarlık alanda yapılacak 3 bin 400 konut, 11 bin 178 kişiyi barındırma imkanı varken bu görmezden geliniyor ve ısrarla 809 konutun yapılacağı bir ihaleden ısrarla söz ediliyor.”


İlk yorum yapan olun

Yorumunuz: