Trafik Kazalarında Yeni Dönem

Türkiye’de trafik kazası sonrası yaşanan süreçler, yeni düzenlemeler ve teknolojik gelişmeler sayesinde köklü bir değişim yaşıyor. Artık kazazedeler, hasar tazminatı ve ekspertiz süreçlerinde eskisine göre çok daha hızlı, şeffaf ve adil bir sistemle karşı karşıya. Bu gelişmeler, sadece mağduriyetleri azaltmakla kalmayıp, sigorta sektörünü de yeniden şekillendiriyor. Geleneksel yöntemler yerine, dijital platformlar ve otomasyonla yönetilen bu yeni yapı, trafik kazası sonrası yaşanan karmaşık prosedürleri basitleştirmeyi amaçlıyor.

Dijital Eksper Ataması ve Otomatik Süreçler

En dikkat çekici yenilik, eksper atama ve takip sistemlerinin tamamen dijital hale getirilmesi oldu. Eskiden, araç sahipleri veya sigorta şirketleri, ekspertiz raporu için uygun eksperleri manuel olarak belirler, randevu alır ve süreci takip ederken büyük zaman kaybına uğrardı. Artık bu ortam tamamen online platformlara taşındı. Sigorta şirketleri, hasar dosyasını açtığında, sistem otomatik olarak uygun eksperleri belirleyip, ilgili uzmanları atayarak süreci hızlandırıyor. Sigortalılar, talep ve belgelerini doğrudan platforma yükleyebiliyor, böylece ekspert seçiminden onaya kadar geçen süre büyük ölçüde kısalıyor.

Bu otomasyon, yalnızca zaman kazandırmakla kalmıyor, aynı zamanda süreçleri şeffaf hale getiriyor. Sigortalılar ve yetkili servisler, platformda tüm adımları izleyebiliyor, herhangi bir soru veya itiraz durumunda hemen müdahale edebiliyor. Eksperler de, yüklenen bilgileri ve fotoğrafları hızla inceleyerek, raporlarını hazırlayıp, sonuçları ilgili taraflarla paylaşabiliyor. Bu sayede, manuel eksiklikler, hatalar ve süre uzatıcı faktörler ortadan kalkıyor.

Eksper Zorunluluğu ve Hasar Tutarlarındaki Güncellemeler

Sigorta işlemlerinde büyük bir dönüm noktası, eksper görevlendirilmesinin zorunlu hale gelmesi. Özellikle, 400 bin lira ve üzeri maddi hasarlar için eksper raporu alınması artık kanunen zorunlu. Bu nedenle, 40 bin lira ve üzerindeki hasarlar, mahiyetine göre ekspertiz raporu istiyor. Bu uygulama, büyük hasarların daha detaylı ve adil değerlendirilmesini sağlarken, düşük tutarlı hasarlarda ise, sigorta sahipleri ve şirketler arasında doğrudan anlaşmayla işlem yapma olanağı sunuyor.

  • Örneğin: Trafik kazasında 50 bin liralık bir hasar oluştuğu durumda, otomatik olarak eksper görevlendirmesi devreye giriyor.
  • Öte yandan: 15 bin lira ve altındaki hasarlarda, sigorta şirketi ve araç sahibi anlaşarak işlem yapabiliyor, böylece süreç hızlanıyor.

Değer Kaybı Hesaplaması ve Dosya Takibi

Yalnızca araçların onarımı değil, aynı zamanda değer kaybı de artık dijital sistemle hesaplanıyor ve dosyaya entegre ediliyor. Bu, özellikle ikinci el araç piyasasında önemli bir gelişme. Hasar sonrası araç değeri, ekspert raporunun içinde objektif olarak yer alıyor ve tazminat tutarına ekleniyor. Örneğin, 100 bin liralık bir araçta, hasar sonrası 30 bin liralık değer kaybı tespit edildiğinde, bu tutar doğrudan tazminat ödemesine yansıtılıyor. Bu sistem, araç sahiplerinin mağduriyetlerini azaltırken, tazminatın adil ve şeffaf olmasını sağlıyor.

Hak ve İtiraz Süreci

Yenilenen düzenleme, araç sahipleri ve sigorta şirketlerine raporlara erişim ve itiraz hakkı tanıyor. Eksper raporlarına 3 iş günü içinde itiraz edilebiliyor. Eğer itiraz edilirse, yeni bir eksper görevlendiriliyor ve bu süreçte versiyonların ve kararların kaydı dijital ortamda tutuluyor. Bu sayede, taraflar, kararların nedenlerini ve içeriğini kolayca görebiliyor, gerekirse tekrar değerlendirme isteyebiliyor. Ayrıca, ekspert raporları ve değer kaybı hesaplamaları gibi tüm aşamalar, tam şeffaflık ilkesiyle sistemde kayda alınıyor, böylece süreçler daha adil ve denetlenebilir hale geliyor.

Uygulama Süreci ve Takvim

Türkiye’de bu yeni sistem, 1 Nisan 2026 tarihinde Ordu ve Bursa illerinde pilot olarak başlatılıyor. Pilot uygulamadan sonra, 1 Temmuz 2026 itibarıyla tüm Türkiye genelinde devreye alınması planlanıyor. Bu sayede, trafik kazası sonrası hasar yönetimi, teknolojinin gücüyle daha etkili, hızlı ve şeffaf hale gelecek. Gelişmiş dijital platformlar ve otomasyon, hem araç sahiplerinin mağduriyetine son verirken, sigorta sektörünün operasyonel maliyetlerini ise önemli ölçüde azaltacak.

Özetle, bu yeni düzenlemeler, trafik kazalarında hasar tazminatı, ekspertiz ve değer kaybı süreçlerini köklü biçimde değiştiriyor. Şeffaflık ve hızın ön planda olduğu bu sistem sayesinde, hem sigorta şirketleri hem de araç sahipleri, daha adil ve güvenilir bir çözümle karşılaşacak. Geleneksel yöntemlerin ötesine geçerek, teknolojiyi ve hukuku entegre eden bu adımlar, Türkiye’de trafik sigortası sektöründe yeni bir çağ başlatıyor.